26 Ekim 2014 Pazar

Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı :)

Yağmurlu bir pazar gününde İstanbul'da ne yapılır, nereye gidilir diye düşünüyorsanız, avm gezmek dışında bir şey yapmak istiyorsanız siz de bizim yaptığımız gibi eski yıllara yolculuk yapabilirsiniz... 
 
Pazar günleri 10.00-18.00 arası açık olan Feriköy bit pazarından...
 








Teknoloji acayip bir şey. Herşey tamam daha ne çıkabilir ki dediğiniz anda bile, önümüze, "olmasa ne yapardık, eskiden ne yapıyormuşuz" gibi saçma sapan hissettiren, vazgeçemediğimiz öyle çok  icat çıkarabiliyorlar ki...
1872 : “Tamam büyük bir icat ama bunu kim kullanır ki?” – Amerikan Başkanı Rutherford B. Hayes, Alexander Bell’in telefonu için.
1903 : “Atlar hep var olacak ama otomobil denen şey bir tuhaflık, geçici bir heves” - Michigan Savings Bankasının başkanının, Ford’a yatırım yapmasını talep eden şirket avukatına yanıtı. 
1946 : “Televizyonun aldığı pazar payı 6 aylık geçici bir şeydir. İnsanlar yakında bir kontraplak kutuya bakmaktan sıkılacaklar.” – Darryl Zanuck, film yapımcısı, 20th Century Fox. 
1977 : “İnsanların evlerine bilgisayar almaları için bir neden göremiyorum” – Ken Olsen, Digital Equipment Corporation (DEC) kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı. Mainframe bilgisayar üreticisi olarak PC’lerden bahsediyor. 
İşte bunlar da, şu anda bizim için bit pazarında sergilenen çoktan eski ve antika durumuna  geçmiş eşyalar için söylenen sözlerden sadece birkaçı... Çok merak ediyorum bugünkü teknolojiye burun kıvırtacak neler üretecek insanoğlu? Aklıma Jetgiller geliyor :) Şu Rozi'den her eve lazım mesela :)




Plak, kaset çalar, walkman, diskman, ıpod, mp3 çalar vs. derken daha neler göreceğiz...

Pembe radyoya bayıldım.





Ayşegül serisi :) Görünce yüzüme bir gülümseme oturtan, bir çok duyguyu aynı anda yaşatan bir görüntü oldu benim için. Okumayan var mı?:)

 
Bunların ismini hatırlayamıyorum ama kendilerini hatırlıyorum. :)





Bilyeler... Poşet poşet biriktirilen, ışıl ışıl, rengarenk cam bilyeler... Bir de tasolarım vardı benim. :)




Saniye başı yem yiyen tavuklu saat :) Sizin de var mıydı? :)


Teknoloji çok da iyi bir şey mi emin değilim... Evet olmasaydı ben şuan burada yazı yazıyor olamayacaktım bunları paylaşamayacaktım. Çok iyi bir şeyse neden herkes eskiye özlem duyuyor? "Eskiden şu yoktu bu yoktu hayatımızda ama, insanlar daha mutluydu, daha samimiydi" sözleri, çoğunun alıp başını kent hayatından uzaklaşmaya çalışması, doğal olana dönüş çabaları..

Hangi bilgisayar hangi tablet bir kağıt kalemin yerini tutabilir? Hangi mail bir mektubun yerini tutabilir? Bence tutamaz, ben yazılarımı bile önce kağıda yazar sonra buraya geçiririm. Biraz vakit alır almasına ama benim elim kağıda kaleme değmeli, müsveddelerim olmalı benim, üstü çizilmiş cümlelerim... Hatalarımı da gördüğüm...

Teknoloji sadece dünyayı iyileştirmek, geliştirmek için var olsaydı, insan ilişkilerinde "bu kadar" olmasaydı keşke... Biz yine mektuplaşsaydık birbirimizle, kartlar yollasaydık özel ve güzel günlerde... El yazısını görünce "bu onun yazısı" diyebilseydik... Daha samimi olmaz mıydı?

Filiz Özel Demiray

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder